Köşe Yazıları

Örgütlenmek Üzerine Bir Kaç Söz

Mekanların ve mesafelerin önemsizlestiği günümüzde, örgütlenmenin kolaylastığını teslim etmeyenimiz yok sanırım. Burda önemli olan, örgütlülüğün gerekliliğine olumlu cevap vermek,  önemini bilince çıkarmaktır.
Dört bir yana serpiştirilmiş bizim gibi topluluklar, bulundukları alanlarda ve ortamlarda giderek kültürlerini ve kimliklerini yitirmektedirler.  Son günlerde ortaya çıkan tarihi gerçekler de gözönünde bulundurulursa, yok olup gitmemiz, tarihten silinmemiz için geçmiste ve günümüzde zalimce yürütülen, fiziki ve piskolojik baskılar ile bir jenoside maruz bırakıldığımız bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bize karşı yürütülen katliam günümüzde sürdürülürken, dağınıklığımız, örgütsüzlüğümüz başarılı olmaları için daha elverişli bir ortam yaratmis, yaratmaktadir. Bir „üst“  veya „alt kimlik“* ile hicbir ilgisi olmayan bu durum daha çok örgütsüzlük ile alakadarlıdır.
Halkların kimliklerinin globaleşen dünyada yaşam haklarının olmadığı, silinip yok olmaya mahkum olduklarını savunan, „alt, üst“ kimlik diye bir ayrım oluşturarak küçük toplulukların tarihten silinmesini meşrulaştıran hegomonyacı anlayışa karşı durmak, yaşam hakkına sahip çıkmak ancak aktif bir direnme ile mümkündür. Bunun da yolu örgütlenmekten geçer.
Kendimize hep direnmeyi reva görmüşüz. Bu pasifliği içeren eylem biçiminin yerine, kaderini belirleyen bir aktifleşmeye gitmek olmalı, asıl hedef. Örgütlerimiz, bu aktifelerle görevlendirilmeli, tarihimizi, toplumumuzu, kültürümüzü, dilimizi kaynak alarak illeriye götüren, illeri topluluklarda yer edinmemizi sağlayan bir çalisma içinde olmalıdırlar. Sosyal sınıfların ve onların bir parçası olan kişilerin uzun vadeli çıkarlarını da içinde barındıran bu örgütler, asila ve esasa hizmet etmelidirler.
Örgütlerin kolektif yönetilmesi ve yönlendirilmesi kaçınılmazdır. Aksi taktirde, kişilerin tekkesi olmaktan kurtulmadıkları gibi asil hedeflerinden uzaklaştırılmış bazı bireylerin ihtiraslari ve cıkarlarının enstrümanları durumuna gelirler. Daha tehlikelisi de topluma karşı bir silah olarak kullanılır duruma düşerler. Bu bireyler, çirkin emellerine dayanak olarak da hep demokratik olmayan resmi tüzükleri gösterirler. İşte arka bahçe denilen  olay böyle oluşur. Bu bahçeler, katkı yapanlar tarafından değil, kendilerini resmiye dayanarak bahçe sahipleri olarak gören yöneticiler tarafından kullanılır. Yaşadığımız yerküre parçasında bunun hep böyle  algılandığına ve pratiğe uygulandığına tanıklık ediyoruz.  Biz ve komşu topluluklarda, milletlerde hep başkanlar, tek kişiler yaratılmıştır. İkinci adamlara tahamüllü  olmayan topluluklarda teklerin, değim yerinde ise, cirit atmalari fazlaca mümkündür. Sayısızca örnekleri bilindigi için tekrarlamak gerekmiyor.
Örgütün/lerin özerkliği dikkate alınarak demokratik iç tüzükleri, taktik ve stratejik  programları  oluşturulmak zorunludur. Tüzük ve programın değistirilmesi ve yenilenmesi ise çoğunluğun katılımı ve onay ile mümkün kılınmalıdır. İşte örgütlerin, görevlerini ifa etmesi, başarılı  ve en önemlisi de demokratik olması için olmazsa olmazıdır.
Kişi olarak başkan sıfatını doğru bulmadığımı da belirtmek  isterim. Almanya`da Yesiller Partisi yillardir iki kişiden oluşan baskanlık kurumu ile başarılı bir şekilde yönetiliyor. Bu kurumun üç kişiden oluşmasını  karar çıkarmada daha da pratik, düşüncede daha demokratik olacağını  düşünüyorum. Başkanlık kurumu kişinin öne çıkmasını engellediği gibi, örgütü kendi çikarları için kullanmasının önünde engel olur kanısındayim. Yönetim ile ortak çalişan bir başkanlik kurumu, kolektif çalışma ve tartışmaya bağlanmış olacaktır.

Doğayı korumaktan, topluma hizmet etmekten, dile ve kültüre sahip çıkmaya kadar, kurulacak örgütler ve derneklerimizin, bizi geliştireceğini, güçlendireceğini düşünüyorum. Burdan yolla çıkarak bu konuya ilgili tüm insanlarımızı tartışmaya davet ediyorum.
saygilarimla….

dogan zorlu
*üst veya alt kimlik sözcüklerini abes gördüğümü belirtmek isterim.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu