DENİZ
Belkide geçmiş zamanın acılarıdır üstümüze çöken üzerimizdeki yıkıntı hayat bizi nereye kadar taşıyabilir,yaşadığımız bu evren hangi yalanın üzerine kurulu;bir girdabın otasında zamansız dönen dünya hangi delinin sözüne karşı kendisini fes eder.Bir kuramla var olan yaşam kader dediğimiz olguyla bizi hangi anlamda birleştirir.Neden sevdiklerimiz en umulmadık anda yaşamı terk ederek bizi yalnızlığına mahkum eder.
Yalnızlık,belkide bize ait olmayan bir kavram ama biz yalnızlığı Tanrıdan ödünç almamışmıydık,bizden ayrılan yüreklerin Tanrısına geri verdiği yalnızlığı…Yaşamdan ayrılan her canın yalnızlığını hayatta bir merdiven boşluğuna düşmüş gibi yaşıyoruz,bir yanımız hep sessiz ve yalnız.
Herkesin hayal ettiği ve gerçekleştirmek istediği bir düşü vardır.Senin özleminde Bingöldü o suskun şehre seni böyle bağlayan neden neydi.Şafağın bir vaktinde insanın kalkmaya üşendiği,güneşin bile yaşama sıcaklığını yer yüzüne vurmadığı bir saatte kalkıp hazırlanman ve herşeye inat Bingöl sevdasından vazgeçmemen senin için mutluluk içinde bir yaşam bizler için ayrılıktan başka bir olgu değildi Deniz..
Herşey zamanın kurallarına göre işliyor,kaderin yol haritasında seninde yaşam çizginin olması varmış,yarınlara bırakabildiğin yaramazlığın kaldı sadece ve adın.Yüzümüzün bir yanı yok artık,bir yanım çocukluk özlemlerinden yoksun,bir yanım çok özlüyor seni Deniz…..