Köşe Yazıları

MEZRAMA

Piro tepesinin eteğinde bir köy vardı
Nazlımı nazlı..
Şirin mi şirin
Evleri, ocakları
Xaloları,Xaltileri
Domamları , dotmamları
Pirekleri zarokları vardı.
Koca dağların arasına,
Öylesine saklanmıştı ki?
Kimden korunmak için ??
Neden arınmak için
Neden adları hep dağlıydılar
Neden koyuna kuzuya bağlıydılar
Neden sineği bile incitmemişken
Hep eşkıya idiler
Sabahın ilk süzmelerini
Üç bin metreden ilk onlar görürdüler
Bir tuvale gölge veren
Allı morlu benjaminli siluetleri
İlk onlar görürdüler
Hafif bir yel esintisinde
Envai çeşit gül, nergis kokusunu
Işkın, qernefil
Adını bilmedikleri
Bin bir rengin kokusunu
Onlar duyarlardı
Onlar el değmemiş nazlı dağ gülleriydiler
Dünya ile tek bağları ;
Şehre inen şehirden gelen
Sayılı meymanları vardı
Otururlardı karşısına
Pir misali bağdaş kurarlardı
Anlatırdı ; kıriv,xal,ap
Ankara da trafiq olmiş
Dersimde zelzele
Gençler devlete baş kaldırmış
Bir deniz gezmiş varmış???.
İnönü paşa şunu söylemiş
Onlar can kulağıyla dinlerdiler
Arı idiler duru idiler
Çemé deré qurtuzi gibiydiler?.
Sonra önü çat çut düğmeli
Ajans saati dört gözle beklenen
Radyoları gördüler
Öyle arı
Öyle öyle duru idiler ki
Sandılar ki bu bir dünya harikası
Kimisi merak etti.
Şuncacık kutunun içerisine
Nasıl sıkışırdı bir insan
Sağına baktılar
Soluna baktılar
Acayip acayip telleri demirleri gördüler
Alıştılar ?
Ve sonra kendilerine gülüştüler
Sabahın yedisinde Türk halk müziği
Hepsi birer Ali Ekber çiçektiler
Akşamın on yedisinde
Bir Erivanları vardı
Xerapéte xaço, meyremxan
Aramé tigranları
Sonra bir efsane gibi şıvan perwerleri vardı
Devran çok hızlıydı
Artık şeherlileri, telebeleri
Almancı edenelileri vardı
Anlatırlardı.
Bir alet çıkmış ;
Küçük bir kutu
Camların arkasında
İnsanları görüyorsun
Artık şaşırmıyorlardı
İnsanoğlunun elinden
Hiçbir şey kurtulmuyordu
Onlar dağlıydılar
Ama onlar nazlıydılar
Ne bacanın zehrini bilir
Nede kimyasal kokusu
Ne oksidi bilir nede kaynak kokusu
Ama çoğalıyorlardı
Baba toprağı yetmiyordu
Gitmeliydiler
Hasretlere özlemlere yitmeliydiler
Bildikleri tezek kokusunu
Daré mazi kokusunun ;
Ötesinde bir koku duymalıydılar..
Aslında mutluydular
Bir kuru ekmeğe
Bir gud torağa razıydılar
Gittiler .gittiler ..gittiler
Koca varoşlarda yittiler
Şehirler onlara
Onlar şehirlere yabancıydılar
Adları Memo,Haso,Huso idiler
Çabuk alıştılar
Bacanın zehrine
Asidin kokusuna
Petlerin ayaklarına dolaşmasına
Günü birlik ölüm haberlerine
İnsanın insanı boğazlamasına
Alıştılar alıştılar .alıştılar
Ama onlar dağlıydılar
Sahiden de nazlıydılar
Döndüler baktılar
Ne gom kalmış ne dam
Ne xal kalmış ne ap
Oraya da uzanmış kirli eller
Yerlerinde yeler esiyor yeler
Anlatsan elli yıl sonra
Sana deli derler
Divane derler
Ama onlar vardılar
Dağlıydılar .Nazlıydılar

19 Ocak 2007

Facebook Yorumları

Related Articles

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Check Also

Close
Close