Köşe Yazıları

GARİPTE BİR GARİP YAŞAMDI

Toprağın soluk yüzüne sarılıp yatarsın,gül kokularına bürünüp kokarsın, buram buram bedenimi sarıp bilincime hükmedersin.Yağmur misali kalbime damlar,hangi yoldan gideceğimi bilip attığım adıma yağarsın.Garip bir hüzünle, tüm düşlerimde tükenmez nefesinle kaval çalarsın, insanın en acı sesinden.Çürüyen zamanın,çürümüş bendenine inat, yüreğimde ve yüreklerinde yaşarsın sevenlerinin.Ölüm senin için bir sondu belki ama benim fikrimde yeniden büyüyen çınar oldun.Lanet ettiğin tüm yaşam, şimdi kollarımda can buluyor bir görsen nasıl heyecanla soluk alıyor.Seni ve kendimi birarada ayrımsız ve kusursuz yaşıyorum,nefesimiz bir, içtiğimiz bir, kaval çalışımız binbir dilden ama aynı nefesten.Seni hep yeşile ve maviye boyuyorum düşlerimde,yıllarca yeşile sarılıp maviye doyuşundan belki. -Garip bir yaşamın garip savaşçısı olduğundan garipsemiyorum garipçe gidişini.Doğuştan, sessizce gidişine dek içinde kabaran isyana isyan edip yangınlar çıkardın yüreğinde,yangınında yanıp küllerinle yüreğimde hapsoldun.Elif ‘in aklaşan saçlarında dinmeyen yel,Yoldaş’ın bilincinde susmayan çığlık oldun.Çocuklarının bedensiz efendisi Garip, nasıl sevildiğini bilmeden yitip gittin aksak ayağınla,nasıl özlendiğini bilmeden karıştığın dağ rüzgarlarında kaval nameleri olup kulaklarımızda unutulmayan ses oldun.

Facebook Yorumları

Related Articles

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Check Also

Close
Close